Kategori 'Bilim ve Teknoloji' Category

İnternetteki istenmeyen postaların %8′i Türkiye kaynaklı…

IBM’in raporuna istenmeyen e-postaların (spam) yüzde 11′i Rusya, yüzde 8′i Türkiye kaynaklı.

IBM Internet Security Systems X-Force tarafından hazırlanan “2008 Yarıyıl Eğilim İstatistikleri” raporuna göre, sanal dünyadaki tehditler artıyor, güvenlik açıkları çoğalıyor. Raporda, sanal dünyada suç işleyen kişilerin, güvenlik açıklarından yararlanmayı sağlayan yeni otomasyon tekniklerini ve stratejilerini bugüne değin hiç olmadığı kadar hızlı bir biçimde benimsemeye başladıkları belirtildi.

Tarayıcılarla bağlantılı olan çevrim içi istismar örneklerinin yüzde 94’ünün, güvenlik açıklarının resmi olarak açıklanmasından sonraki 24 saat içinde meydana geldiği kaydedilen raporda, 0. gün gün saldırıları (zero-day attacks) olarak bilinen bu saldırıların, kişilerin sistemlerinde onarılması gereken bir açık olduğunu fark etmeden önce internette yer almaya başladığı ifade edildi.

Bu suçları işleyen organize olmuş grupların internet üzerinde yeni araçları uygulamaya koyduğu belirtilen raporda, “araştırmacılar tarafından internette yayınlanan exploit code yazılımları, daha çok sayıdaki sistemi, veri tabanını ve kişiyi riske atıyor. Bu olgu, sanal dünyada suç işleyenlerin istismar yöntemlerinin oluşturulup dağıtılmasını sağlayan otomasyon araçlarını geliştirip benimsemeleri ve araştırma sektöründe açıkların ortaya çıkarılmasına ilişkin bir protokolün olmaması nedeniyle daha da güçleniyor” denildi.

Raporda, 2008’in ilk 6 ayı boyunca web tarayıcılarına yönelik saldırıların yaklaşık yüzde 78’inin tarayıcı eklentilerini hedef seçtiği ifade edilerek, bir defaya mahsus olarak yapılan “manuel” saldırıların yerini, giderek otomatik ve büyük çaplı saldırıların aldığı, ortaya çıkarılan güvenlik açıklarının yarısından fazlasının WEB sunucusu uygulamalarıyla bağlantılı olduğu vurgulandı.

Yeni yöntem “URL e-postası”
2007 yılının karmaşık, istenmeyen e-postalarının (görüntü tabanlı veya dosya eki biçiminde istenmeyen e-posta gibi) neredeyse tamamen ortadan kalktığı, bunların yerini basit, istenmeyen URL e-postalarının aldığı kaydedilen raporda, şu anda kullanılan istenmeyen e-postaların yaklaşık yüzde 90’ının istenmeyen URL e-postası olduğu bildirildi. Raporda, Rusya’nın, “istenmeyen e-postaların çoğunun kaynak ülkesi olma” özelliğini hala koruduğu, dünya genelinde dolaşımda olan istenmeyen e-postaların yüzde 11’inin Rusya, yüzde 8’inin Türkiye ve yüzde 7,1’inin ise ABD kökenli olduğu belirtildi.

Finans kuruluşları hedefte
Çevrim içi oyunlar ve sanal topluluklar rağbet gördükçe, bu tür oyun ve toplulukların sanal dünyadaki suç işleyenler için cazip birer hedef haline geldiği ifade edilen raporda, finans kuruluşlarının, internet dolandırıcılarının ilk 20 hedefinin 18’ini oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

Tehdit, sanal ortamla büyüyor Güvenli sanallaştırmanın öneminin arttığına işaret edilen raporda, sanallaştırmayla bağlantılı olan güvenlik açıklarının sayısının 2006 yılından bu yana 3 kat arttığı, sanal ortamlar yaygınlaştıkça bu sayının artmaya devam edecek gibi göründüğü ifade edildi.

Güvenlik açıkları çoğaldı
IBM X-Force Operasyon Müdürü Kris Lamb, yaptığı değerlendirmede, bu yılın ilk yarısındaki en önemli sorunun, güvenlik açıklarında görülen artış olduğunu vurgulayarak, bir güvenlik açığının ortaya çıkarılması ile bunun istismar edilmesi arasındaki sürenin ciddi ölçüde kısaldığını ve genel anlamda güvenlik açıklarının çoğaldığını belirtti.

Haber3.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İnternet dünyasını en yaygın sosyal ağı Facebook, Türkçe arabirimini kullanıma açtı.

Facebook, Türkçe arabirimini kullanıma açtı. Daha önce, bazı adımlar sonucu ulaşılabilen ve Beta aşamasında bulunan Türkçe arabirim, şimdi herhangi bir şey yapmanıza gerek olmadan otomatik olarak geliyor.

İşin daha ilginç tarafı, sitenin Türkçeleştirilmesi işini, çok zekice bir hareketle yine sitenin üyelerine yapılmış olması. Gönüllü çevirmenler tarafından en anlaşılabilir hale getirilen sitenin arabirimi, Türkiye’deki bilgisayar kullanıcılarına bundan böyle çok daha iyi hizmet verebiliyor olacak.

İşte Türkçe Facebook adresi: (http://tr.facebook.com)

YOUTUBE YAPAMADI

Facebook ile kıyaslandığında, çevrilmesi gereken daha az bölüme sahip olan YouTube’un Türkçe arabirim planı henüz bulunmuyor.

Zararlı içeriklerin sansürle değil, kullanıcıların ilettiği istekler doğrultusunda engellenmesini öneren YouTube, bu işi kolaylaştırmak için nedeni bilinmeyen bir şekilde inatla Türkçe arabirim sunmaktan kaçınıyor.

shiftdelete.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İnternet sitelerine uygulanan “Kapatma cezaları”na tepki için kendi sitelerini karartanlar bile var.

Youtube, Türkiye’de 109 gündür kapalı. Türkiye’de erişimi engellenen site sayısı 853’e ulaştı. Forum ve bloglarda yasağa tepkiler büyüyor. Tepki için kendi sitelerini kapatanlar bile var.

Türkiye’de ‘zararlı içerik’ dolayısıyla kapatılan internet sitesi sayısı 853’ü buldu.

Telekomünikasyon Kurumu’na (TK) bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı 18 Ağustos 2008 tarihi itibariyle 612’si resen, 241’i de yargı kararıyla olmak üzere toplam 853 internet sitesinin erişimini engellemiş durumda.Sitelerin yasaklanma gerekçelerine bakıldığında “çocukların cinsel istismarı”, “müstehcenlik” ve “Atatürk aleyhine içerik” konuları başı çekiyor.

Video sitelerine kilit

853 yasaklı site arasında “Youtube”, “worldpress.com” ve “dailymotion.com” gibi popüler yabancı adresler de bulunuyor. Öte yandan dünyanın en çok ziyaret edilen siteleri listesinde ön sıralarda yer alan video sitesi Youtube, Türkiye’de 3.5 aydan bu yana erişim engelli.TK bünyesinde kurulan İnternet Dairesi gerek kendi çalışmaları gerekse ihbar ve şikayet yoluyla, kanunla zararlı görülen içeriği taşıyan siteleri art arda kapatmaya devam ediyor. Buna karşın internet dünyasında yasağa karşı farklı tepkiler oluşmaya başladı. Forum ve bloglarda (online günlük) yasağa karşı yazılı tepkiler büyüyor. Yasağa dikkat çekmek için farklı yöntemleri kullananlar da var.Biz de yasaklarız!‘Anafikir.org’ sitesi “Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir” sloganıyla, Türkiye’de uygulanan yasaklara dikkat çekmek için internette kampanya başlattı. ‘Sansuresansur.org’ adresinde de aynı çalışma yürütülüyor. Bu sitenin hazırladığı kodu, kendi internet sitesi ve bloglarına ekleyenlerin yasağa verdiği tepki internette 441 siteyi kapsamış durumda.Geçen ay sonu başlayan ve geçtiğimiz günlerde sona eren bu kampanyada, ‘sinema.com’, ‘zargan.com’, ‘forzabesiktas.com’un da aralarında bulunduğu web siteleri, geçici süreyle de olsa kendilerini ziyaret eden kullanıcılara yasağa karşı duyarlı olunması gerektiği mesajlarını verdi.Türkiye’nin önde gelen internet siteleri böylesine bir kampanyaya destek vermezken, çoğunluğu blog olan 441 adres yasakları gündeme taşımak için çaba harcadı.Türkiye’de Youtube yasağı 3.5 ayı geçti!YouTube.com, içeriğinde Atatürk’e hakaret bulunan videolardan dolayı ilk kez geçen yılın mart ayında yasaklanmıştı. Sitede zararlı içeriğin temizlenmesinin ardından yasak ortadan kalkmıştı. Ardından yine Atatürk’e hakaret ettiği belirtilen videoların bulunmasıyla, site yeniden kapatıldı. Bu kez Youtube’a üç farklı yasak kararı çıktı. 24 Nisan 2008, 30 Nisan 2008 ve son olarak da 5 Mayıs 2008 tarihli mahkeme kararları kapatmaya hükmetti.Bu üç kapama kararının ikisi zararlı içeriğin kaldırılmasının ardından ortadan kalktı. 5 Mayıs’ta Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin aldığı yasak kararı ise halen uygulanmaya devam ediyor.Kapatılan 40 site erişime açıldıTelekomünikasyon İletişim Başkanlığı, erişime kapatılan sitelerin 40’ı için engellemeyi kaldırma kararı uygulandığını açıkladı. Öte yandan 25 adet internet sitesi de uyarıldı ve uygun olmayan içeriğin siteden kaldırılması sağlandı.Başkanlığa ulaşan ihbar sayısı ise 21.738’e ulaştı. Bunların 11.494’ü gerekli ihbar olarak değerlendirilerek işleme alındı.Başkanlığa ulaşan ihbarların 10 bin 728’i internet formu aracılığıyla, 467’si e-posta ile, 299’u da telefon aracılığıyla geldi.  Milliyet

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu çanta güneş enerjisinden aldığı güçle cep telefonu bile şarj edebiliyor.

Yapmanız gereken tek şey, çantanızın içine iPod’unuzun, telefonunuzun veya kameranızın fişini takmak ve güneşin ışınlarından enerji almasını sağlamak. O gün güneş varsa, ne ala, yağmurlu bir günde bu çantayı bu amaç için kullanmak, ne yazık ki çantanın şarj işlemini geçersiz kılıyor.

‘Güç çantası’ olarak da adlandırılan çanta, üzerindeki güneş ışınlarını toplayan paneller sayesinde şarj etme görevi görüyor. Böylece güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviriyor.

Makine Mühendisliğinde okuyan Joe Hynek isimli bir öğrencinin tasarladığı bu teknoloji harikası, bugüne kadar birçok defa tanıtıldı.

Ekolojik ve çevresel yararlar da sağlayan çanta, yıl sonunda yaklaşık 300 dolardan satışa çıkarılacak.
Rengi siyah, biçimi dikdörtgen olan şık görünümdeki çantanın içine konulan bir cep telefonunun ya da iPod’un iki saat boyunca güneş ışınlarını yoğun olarak toplaması şart.

Çantanın toplumun sadece elit kesiminden değil, her kesimden insanların da alabilmesi için fiyatını düşürdüğünü söyleyen Hynek, bu dahice tasarımıyla modaya da yeni bir tasarım getirmiş oldu.

Haber3.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Uzun süreli ve yüksek sesle müzik dinlemek, vücuduna öyle zararlar veriyor ki..

Kulaklıkla uzun süreli ve yüksek sesle müzik dinlemenin işitme kaybına neden olduğu belirlendi. Prof. İrfan Papila, “Yüksek volümlü ses, iç kulağa hasar vererek gençleri sağır ediyor” diyerek gençleri uyardı.

Teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren mp3 çalan cep telefonları ve walkmanlar, birçok sağlık problemini de beraberinde getirdi. Kulağın içine takılan kulaklıkla uzun süre ve yüksek sesle müzik dinlemek, işitme kaybına neden oluyor.

İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Papila, “Cep telefonu ve walkman gibi araçların sesini sonuna kadar açtığınızda, yüksek sesi kulak kanalından içeri vermiş olursunuz. Bu durum iç kulağa hasar veriyor” dedi. Gürültüye bağlı işitme kayıplarına ‘akustik travma’ denildiğini ifade eden Prof. Papila, bu alışkanlığın kulak çınlaması, uyku bozuklukları, huzursuzluk ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları da beraberinde getirdiğini söyledi.

İnsanların gündelik hayatta sürekli gürültüye maruz kaldığını kaydeden Papila, 80 desibelden daha fazla sese maruz kalmanın kulağa zarar verebileceğini ifade etti. Papila, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Fısıltı 30, normal konuşma 60, yol ve trafik 80, walkman ve cep telefonlarının ses çıkışları 60-120 desibel olduğu biliniyor. Bununla birlikte şimşek 120, tüfek 140 desibeldir. Bu oranlara baktığımızda insan kulağının sürekli gürültüye maruz kaldığını söyleyebiliriz. Bu yüzden kulaklarımızı gürültüden uzak tutmamız gerekir.”

Kulakların, gürültüden korunması gerektiğini kaydeden Papila, sesi dışarı veren ve kulağın içine girmeyen kulaklıkların kullanılmasını tavsiye etti. Papila, “Duyabileceğinizin çok üstünde yüksek sesle müzik dinlemenin kulağa zarar verdiğini unutmayın. Ansızın gürültüyle karşılaştıysanız, kulaklarınızı ellerinizle korumaya çalışın. Uzun süre cep telefonu ve kulaklık kullanmaktan kaçının” tavsiyesinde bulundu.

Hürriyet

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Elektronik pasaportların sahtelerinin dakikalar içinde kopyalanabildiği ortaya çıktı.

Türkiye elektronik pasaporta geçmeye hazırlanırken, bu tür pasaportaların sahtelerinin dakikalar içinde kopyalanabildiği ve uluslararası havaalanlarındaki bilgisayar yazılımı tarafından gerçek pasaport olarak nitelendirildiklerinin ortaya çıktığı bildirildi.

İngiliz The Times gazetesi için yapılan testler, pasaportlarda güvenlik açığı olduğunu gösterdi. The Times, bu konudaki haberinde, yapılan testler sırasında bir bilgisayar araştırmacısının, iki adet İngiliz pasaportuna çipleri kopyaladığı ve Usame bin Ladin ile bir intihar bombacısının dijital görüntülerini yerleştirdiği bildirilirken, değiştirilmiş çiplerin, Birleşmiş Milletler tarafından kullanılan ve elektronik pasaportlar için standartları düzenleyen pasaport okuyucu yazılım tarafından orijinal olarak kabul edildiğinin ortaya çıktığı belirtildi.

Sahte pasaportların belirlenebilmesi için PKD olarak adlandırılan ulusalarası kod sisteminin kullanılması gerektiği ancak şu anda bu sistemin, elektronik pasaport uygulamasına geçmiş olan 45 kadar ülkeden sadece beşi tarafından kullanıldığına dikkat çekildi.

 Haber3.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İşletim sistemi Windows’un yerini Midori adlı sanal işletim sistemi alacak.

Dünyada milyonlarca bilgisayar kullanıcısının işletim sistemi olan Windows‘un yerini ‘Midori’ adlı sanal işletim sistemi alacak.

Microsoft’un bilişim dünyasına kazandırdığı kilometre taşlarından biri olan ve dünyada milyonlarca bilgisayar kullanıcısının işletim sistemi olan Windows’un yerini, yine Microsoft’un geliştirdiği başka bir program alacak.

İnternet merkezli olacak programın ismi ‘Midori’. Microsoft, şu anda yapım aşamasında olan programı ‘modern bilgisayarcılık’ olarak nitelendiriyor.

Şirket, yeni programın işleyiş sistemi hakkında detaylı bilgi vermezken uzmanlar yakın gelecekte Midori’nin, tıpkı windows gibi bilgisayar kullanılan her eve gireceğini ifade ediyor.

Windows yetkilileri, Midori’nin sanal bir işletim sistemi olacağını ve sadece tek bir bilgisayar üzerinde kullanılmayacağını belirtti. Şirket yekilileri, teknolojide ‘mobil insan’ döneminin hüküm sürmeye başladığını ve yeni işletim sisteminin, yeni çağın gereksinimlerine uygun olarak tasarlandığını belirtti.

Bu işletim sistemi, kullanıcının kendi işletim sistemini,internete bağlı olan her bilgisayarda kullanabileceği anlamına geliyor.

Yazılım Uzmanı Darren Brown, sanal sistemin öncelikle birden fazla server yönetiminde kilit nokta olacağını ifade ederek,” Sanal işletim sistemi bilindik problemleri yenmek için yeni yollar açacak” dedi.

Sanal işletim sistemi Midori önce ağ bilgisayarlarda denenecek. Uzmanlar programın daha sonra PC’lerde de kullanılabileceğini söylüyor.

Uzmanlar, yeni programın çok basit bir işlemci ile çalışacağını ve insanların verilerini güvenli olarak depolayıp istediği mecrada kullanabileceğini kaydetti.

Program yazılımı uzmanı Michael Silver,”Midori’nin geliştirme çalışmaları Microsoft’un geleceği açısından büyük hassasiyet taşıyor” dedi.

Yetkililer, Windows satışlarının yüzde 8′inin yeni bilgisayar satışlarından elde edildiğini ve Microsoft’un geçiş süresinde çok iyi stratejiler belirlemesi konularında uyarıda bulundu. Bazı uzmanlar ise Windows döneminin sona ermesi halinde yazılım devinin büyük para kaybedeceğini öne sürüyor.

Gazeteport

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Güneş gözlüğünüzün fotoğraf çekip MP3 çalmasını ister misiniz ?

Brando, güneş gözlüğü ile fotoğraf çekmek veya müzik dinlemek isteyenlere bu fırsatı sunuyor.

Gözlüğün fiyatı 160 Dolar (yurtdışı), 2 GB belleği ve 1,3 Megapiksel kamerası var. Pratik: Tüm fonksiyonlar bir uzaktan kumanda ile yönetilebiliyor. Dâhili batarya 6 saat müzik keyfi veya 9 saat fotoğraf çekmek için yetiyor.(chip)

Bugün

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İnternetten film veya mp3 indirenlerdenseniz bu haberi dikkatlice okumalısınız…

İnternetten illegal yollar ile film ve ya mp3 mü indiriyorsunuz? Her an bir uyarı alabilirsiniz.

Ülkemizde illegal olarak indirilen film ya da mp3’ler için bir yaptırım uygulanmasa da yurt dışında yapılan ilginç uygulamalar ile korsanın önüne geçilmeye çalışılıyor.

Örneğin çoğu Avrupa ülkesinde internetten illegal olarak film ya da mp3 indirenler, internet sağlayıcıları tarafından hemen tespit edilip polise bildiriliyor. Eğer bu suçu ilk defa işliyorsanız sadece bir uyarı ile kurtulabiliyorsunuz. Fakat aynı suçu 2 veya daha fazla işlerseniz ağır para cezalarına çarptırılıyorsunuz.

Başka bir uygulamada ise ABD’de yapılan bir araştırmadan yola çıkarak Avustralya Hükümeti illegal yollar ile indirme yapan kullanıcıları tespit edip ilk uyarıyı e-postalarına gönderiyor. Hükümet bu sayede illegal indirme sayısını daha aşağılara çekmeyi planlıyor. ABD’de yapılan araştırmanın sonuçları ise gerçekten çok ilginç. İllegal indirme yapan her 10 kişiden 9’u ilk uyarıdan sonra illegal indirmeyi hemen bırakıyor.

Ülkemizde ise kanunlarda ağır cezalar olmasına rağmen uygulamalarda hayata geçmediği için korsanın önü alınamıyor. Bu sebepten dolayı da firmalar ağır maddi kayıplara uğruyorlar. Örneğin Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre illegal yollar ile indirilen her türlü içeriğin yıllık sebep olduğu zarar 250 milyon dolar civarında. Çin’de ise bu rakam 2.7 milyar doları buluyor. Türkiye’de ise kesin bir araştırma bulunmasa da korsanın sadece yazılım sektörüne yıllık zararı 180 milyon dolar civarında.

Hürriyet

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Güneş böyle tutuldu fotogaleri

21. asrın beşinci tam güneş tutulması, 1 milyar kişi tarafından izlendi. Çin’de TSİ 14.20′de sona eren tutulma Türkiye’den izlenemedi. İşte müthiş kareler:Bilim adamlarının açıklamasına göre, olimpiyatlardan bir hafta önce Çin’i alacakaranlığa gömen güneş tutulması, TSİ 12.30′da Kanada’nın kuzeydoğusundan başlayıp Grönland’ın kuzeybatısı, Kuzey Kutbu Denizi, Sibirya’nın kuzeyi, Moğolistan’ın batısı ve Çin güzergahını takip etti. Tutulma Çin’de TSİ 14.20′de sona erdi. Bu kez güneş tutulması Türkiye’den izlenemedi.Ay’ın Dünya’nın önüne geçmesiyle tam Güneş tutulması, Kanada, Grönland, Rusya-Sibirya ve Batı Çin’den izlendi. Çin’de eski bin yıllardan kalma adetle kırsal kesimde “Güneş’i yiyen Ejderha’yı kovmak için” davullar çalındı. Ejderha, Çin’de eski imparatorluk devirlerinde en önemli devlet simgesi ve sarayların önü mermer oyma dev ejderlerle kaplı. Çin’de güneş tutulması, 29. Pekin Yaz Olimpiyatlarına bir hafta kala ayrı heyecanla izlendi. 21. asrın beşinci tam güneş tutulması, yaklaşık 1 milyar kişi tarafından seyredildi. Bilim adamlarının açıklamasına göre, olimpiyatlardan bir hafta önce Çin’i alacakaranlığa gömen güneş tutulması, TSİ 12.30′da Kanada’nın kuzeydoğusundan başlayıp Grönland’ın kuzeybatısı, Kuzey Kutbu denizi, Sibirya’nın kuzeyi, Moğolistan’ın batısı ve Çin güzergahını takip etti ve Çin’de TSİ 14.20′de sona erdi. Kuşların ötmeyi kestiği tutulma, en fazla 2 dakika 27 saniye sürdü. Çin’de tutulma 6 bin kilometrelik Çin Seddinin batı ucundan başladı. Çoğu Asya’da olmak üzere yaklaşık 1 milyar kişi, güneş tutulmasının alacakaranlığında kaldı. 11 Ağustos 1999′daki tutulma hadisesi, Batı Avrupa’dan Hindistan’a uzanan geniş ve kalabalık nüfusa sahip bölgeden izlenebilmişti. 2009′un 22 Temmuzunda meydana gelecek tam tutulma ise Hindistan’dan Çin’e çok daha fazla insan tarafından seyredilebilecek.SİBİRYA’DA GÜNEŞ TUTULMASI Ayın güneşin önüne tamamen geçtiği ve batı bölümünü tamamen karanlıkta bıraktığı Sibirya’da yerli halk ve binlerce turist, yılda bir kez meydana gelen bu olayı hayranlıkla izledi.Tutulma, en iyi Rusya’nın üçüncü büyük kenti olan Sibirya’nın Novosibirsk kentinde gözlendi. Novosibirsk’te havanın kapalı ve bulutlu olacağı tahmininin yanlış çıkması üzerine kent merkezine toplanan yerli ve yabancı binlerce kişi, 2 dakika 23 saniye süren olayı nefeslerini tutarak izledi.Kentin tamamen karanlığa gömüldüğü bu dakikalarda trafiğin tamamen durduğu, koruyucu gözlük takan binlerce kişinin tutulma sırasında birbirleriyle sadece fısıldaşarak konuştuğu dikkati çekti.Sınıf arkadaşlarıyla birlikte Almanya’nın Berlin kentinden Novosibirsk’e gelen Lucaç Heinrich, gazetecilerin sorusu üzerine, bu olayın “inanılmaz bir şey” olduğunu belirterek, “Hava soğudu ve karanlık oldu. Aniden tekrar aydınlandı. Çok mutluyum ve bu seyahate değdi” diye konuştu.Rus NTV televizyonu, güneş tutulmasını izlemek için 10 binden fazla turistin Novosibirsk kentine geldiğini duyurdu.Novosibirsk Havaalanında tutulma süresince pistteki ışıkların yakıldığı ve uçaklar için gece iniş-kalkış programına geçildiği açıklandı.Novosibirsk hayvanat bahçesindeki kutup ayıları ve beyaz kaplanların, tutulma sırasında yere uzandığı ve uyuduğu bildirildi.Hayvanat bahçesindeki bir kar leoparının da tutulma sırasında bulunduğu yerde huzursuz bir şekilde sağa-sola koştuğu, güneşin tekrar ortaya çıkmasından sonra sakinleştiği kaydedildi.Rusya’nın başkenti Moskova’da ve Batı Sibirya’nın diğer bölgelerinde havanın kapalı olması yüzünden birçok kişi bu olaya tanıklık etme şansını bulamadı.11 Ağustos 1999′daki tam güneş tutulmasıBundan önceki tam güneş tutulması 26 Mart 2006′da meydana gelmişti. Ancak Türkiye için en unutulmaz tam güneş tutulması, 11 Ağustos 1999′daki güneş tutulması oldu. Çünkü güneş tutulmasından bir hafta sonra, 17 Ağustos’ta, büyük Marmara depremi yaşandı. Güneş tutulmasının en iyi izlendiği ülkelerden biri de Türkiye olmuştu. Güneş tutulmasıyla deprem arasındaki bağlantı tartışılmıştıDeprem sonrası dönemde, güneş tutulmasının, depremi tetiklediği yönünde ortaya atılan iddia pek çok taraftar bulmuştu. Ancak bilim dünyası, bu iddiayı kabul etmiyor. Birkaç bilim adamı dışında güneş tutulmasıyla depremler arasında bir bağlantı olduğunu kabul etmiyor.

AA

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Film Izle

Turkce mIRC

Site Chat

Sohbet Site

My From

Head My

Magazin

Msn Bilgisayar