Neden ultrason? İşte 15 cevap…

by PearL

Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz an bebeğinizi görmek, onu daha yakından tanımak için ultrasona başvurur, merakla ekranda beliren şekilleri incelersiniz. Bu işin heyecanlı ve mutlu anı. Peki, bunun dışında gebelikte ultrasonografinin ana kullanım amaçlarının neler olduğunu biliyor musunuz?

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, ultrasonda bebeğinizle ilgili neler öğrenebileceğinizi 15 başlıkta anlattı.

1. Gebeliğin tanısı

Obstetrik ultrasonografinin (doğum bilgisinin) ilk amacı; herhangi bir adet gecikmesi varlığında gebelik olduğunun kanıtlanmasıdır. Normal bir gebelik tanısı, ancak gebeliğe ait oluşumların ultrasonografi ile gösterilmesi ile konabilir. Fakat bu gebeliğin normal olup olmadığı seri incelemeler ile değerlendirilebilir.
Gebelik kesesi transvajinal ultrasonografi ile 4,5 hafta gibi çok erken bir dönemde saptanabilir. Kesenin çapı günde yaklaşık 1 mm büyür. Ancak kesenin genelde tam yuvarlak olmaması nedeniyle ölçümü her zaman kolay değildir. Bu nedenle gebelik yaşı hesaplanmasında çok güvenilir kabul edilmez.

2. Gebelik yaşının saptanması

Özellikle erken gebelikte son adet tarihinden emin olmayan kadınlarda ultrasonografik inceleme gebelik yaşının saptanmasında son derece önemlidir. Gebeliğin her döneminde yaşı belirlemek ya da tahmin etmek amacıyla değişik ölçümler yapılabilir, ancak zaman ilerledikçe son adet tarihi ile arada uyumsuzluk olması durumunda bunun son adet tarihinin hatırlanmasından bir hatadan mı yoksa bebekte ortaya çıkan ve tehlikeli olabilecek bir gelişim geriliğinden mi kaynaklandığı kolaylıkla ayırt edilemeyebilir. Bu nedenle gebeliğin sağlıklı bir şekilde takip edilebilmesi için ilk incelemenin mümkün olduğunca erken yapılması yararlıdır.

Son adet tarihinden emin olunan, gebeliğin başından beri izlenen hamilelerde ise doğum tarihi saptanırken son adet kanamasının başladığı ilk gün baz alınır. Zaman zaman anne adaylarının ultrasondaki çeşitli ölçümlerin sonuçlarına göre doğum tarihi tahmin ettiklerine tanık oluyoruz. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Zira bebeğin ölçümleri genetik yapısı, plasentanın durumu gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebileceğinden ultrason ölçümleri faklı ve yanlış doğum tarihlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Ultrason, ancak son adet tarihinden emin olunmayan durumlarda gebelik yaşının ve beklenen doğum tarihinin saptanmasında kullanılmalıdır.

3. Tekil-çoğul gebelik ayrımı

Erken gebelik ultrasonografisi ile çoğul ya da tekiz gebeliklerin ayrımı kolaylıkla yapılabilir. İlerleyen dönemlerde ise çoğul gebeliklerde bebeklerin pozisyonları, fetustan fetusa transfüzyon sendromu gibi hastalıkların varlığı ile plasenta ve amniyon keselerinin sayısı da ultrsonografide saptanır.

4. Normal-anormal gebelik ayrımı

Erken gebelikte kanama ortaya çıktığında fetusun canlı olup olmadığı ultrasonografi ile değerlendirilir. Fetal kalp atımları 5,5-6. haftadan itibaren gelişmiş ultrasonografi cihazları ile saptanabilir. Bebeğin anne karnında öldüğü ya da hiç gelişmediği boş kese gibi durumların tanısı da ultrasonografi ile konur. Yine benzer şekilde dış gebelik veya mol gebelik tanısında da ultrasonografi son derece önemli bir rol oynar. Ayrıca erken dönemde bebeğe ait kromozomal bozukluktan düşündüren ense kalınlaşması ya da burun kemiğinin olmaması gibi durumlar da ultrason ile saptanır.

5. BebeÄŸin geliÅŸiminin deÄŸerlendirilmesi

Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde fetusa ait bacak, kafa ve karın çevresi ölçümleri hem bebeğin ağırlığı hem de gelişimi ile ilgili değerli ipuçları verir. Gebelik takiplerinde ölçülen parametreler şunlardır:
• Baş, popo mesafesi (CRL): Bu ölçüm 7-13 gebelik haftalarında yapılır ve gebelik yaşını 3-4 günlük yanılma payıyla verir.
• Bipahetal çap (BPD): Başın iki yanında yer alan ve parietal kemik adı verilen kemikler arasındaki mesafenin ölçümüdür. Bu ölçüm 13. haftadan sonra yapılır. 13. haftada 2,4 cm civarındayken, doÄŸum yaklaÅŸtıkça 9,5 cm’e kadar artar. Aynı ağırlığa sahip bebeklerin BPD uzunlukları deÄŸiÅŸik olabileceÄŸi için gebeliÄŸin son dönemlerinde güvenilirliÄŸi azalır.
• Femur uzunluğu (FL): Kalça ile diz arasındaki femur adı verilen kemiğin ölçümüdür. İnsan vücudundaki en uzun kemiktir ve bebeğin uzunlamasına olan gelişimini yansıtır. Güvenilirliği BPD gibidir ve 14. haftada 1,5 cm iken doğumda 7.8 cm civarında ölçülür.
• Karın çevresi (AC): Gebeliğin son dönemlerindeki en önemli ölçümdür. Gebelik yaşından ziyade fetusun büyüklüğü ve ağırlığı hakkında ipuçları verir.

6. Bebeğin ağırlığının tahmin edilmesi

Fetusun ağırlığı BPD, FL ve ACnln bir arada değerlendirilmesi ile yaklaşık olarak saptanabilir. Pek çok gelişmiş ultrasonografi cihazı bu hesaplamayı otomatik olarak yapmakla birlikte elle hesaplama için yapılmış grafik ve tablolar da mevcuttur.

7. Plasentanın yerinin saptanması

Obstetrik ultrasonografi plasenta previa ve benzeri plasental anomalilerin saptanmasında en etkili yöntemdir.

8. Amniyon sıvısı hastalıkları

Amniyon sıvısının fazla ya da az olduğu durumlar da ultrasonografi ile saptanır. Her iki durumda da fetus anomali açısından dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir.

9. Fetal anomalilerin saptanması
Fetusa ait pek çok anomali 20 hafta civarında yapılacak olan detaylı bir inceleme ile saptanabilir. Bu inceleme halk arasında yaygın olarak renkli ultrason olarak da tabir edilmekle birlikte bu yanlış bir tanımlamadır. Doğru tanım detaylı ultrason olmalıdır.
İkinci düzey uitrasonografisi olarak da adlandırılan bu incelemede bebeğin tüm organları detaylı bir şekilde incelenir ve hidrosefali, spina bifida gibi majör anomalilerin yanında, diyafram fıtığı, oniki parmak barsağında darlık gibi iç organları etkileyen anomaliler de saptanabilir. Ayrıca yarık damak, yarık dudak, doğumsal kalp anomalileri ve Down Sendromu varlığı tespit edilebilir. Bunlara ek olarak amniyosentez, koriyon villus biopsisi, göbek kordonundan kan örneği alınması ve anne karnındaki bebeğe uygulanan benzeri girişimler de yine ultrason eşliğinde yapılır.

10. BebeÄŸin iyilik halinin deÄŸerlendirilmesi

Genel inceleme ve bulguların yanı sıra fetal biyofizik profil olarak adlandırılan ve bebeğin hareketleri ile amniyon sıvı miktarının değerlendirilmesi sonucu bebeğin sağlık durumu hakkında bilgi veren inceleme de ultrason ile yapılır.

11. Erken doÄŸum riskinin tahmin edilmesi

Gebeliğin 23. haftası civarında yapılan incelemede rahim ağzının uzunluğu erken doğum riski açısından fikir verebilir. Bunun için ideal ölçüm vajinal ultrasonografi ile yapılmaktadır. Ayrıca amniyon kesesinin rahim ağına doğru hunileşmesi de artmış erken doğum riski lehine bir bulgu olarak değerlendirilir. Bu tür bulgular varlığında rahim ağzına dikiş atılarak erken doğum engellenmeye çalışılır.

12. Plasental akımların değerlendirilmesi

Özellikle gebeliğin son dönemleri yaklaştığında göbek kordonundaki kan akımları doppler ile bakılarak bir anormallik olup olmadığı incelenir. Kan akımındaki bir azalma bebeğin yaşamını tehlikeye sokabileceğinden son derece önemlidir, özellikle gelişme geriliği olan olgularda bu inceleme doğum kararı vermede etkilidir.

13. Bebeğin cinsiyetinin saptanması

Gebelikte yapılan ultrason incelemelerinde anne-baba adaylarını; bebeğin gelişimi ve sağlık durumundan sonra en çok ilgilendiren konu bebeklerinin cinsiyetidir. Ultrasonun yaygın kullanıma girmesi ve neredeyse her merkez ve muayenehanede bulunması sonucu artık bebeğin cinsiyetini öğrenmek için doğum anını beklemek gerekliliğini ortadan kaldırmıştır. Ultrasonografi ile 12 hafta gibi erken bir dönemde bile cinsiyet tespiti yapılabilmekle birlikte bu her zaman mümkün olmamaktadır. Genel olarak gebeliğin 14-16 haftalarından sonra doğacak olan bebeğin kız ya da erkek olduğu görülebilir. Çok nadir durumlarda ise doğuma kadar cinsiyet saptanamayabilir.

14. Prenatal girişimler sırasında

Bebekte bir anomali ya da artmış anomali riski saptanması durumunda koriyon villus biopsisi, amniyosentez ya da kordon kanından örnek alınması gibi girişimler gerekli olabilir. Bu tür girişimler ultrason eşliğinde yapılır. Ayrıca tüp bebek uygulamalarında 3 ya da daha fazla sayıda embriyo içeren gebelikler oluştuğunda embriyoların sayısını azaltmak amacıyla redüksiyon adı verilen işlem uygulanacak ise bu da sadece ultrason eşliğinde yapılabilir.

15. DiÄŸer uygulamalar

Ultrasonografi bebeğe ait şu durumların saptanmasında da tek araçtır:

• Anne kamında kaybedilen bebeğin saptanması,

• Bebeğin rahim içinde duruş pozisyonunun saptanması,

• Gebeliğe eşlik eden miyom ve över kisti gibi patolojilerin saptanması ve

• Gebelik sırasında ortaya çıkan karın ağrısı gibi bulguların değerlendirilmesi.

alıntıdır

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.